Dünya benzeri 7 yeni gezegen bulundu.

Son zamanların en önemli bilim olaylarından biri... Gökbilimciler, tek bir yıldızın etrafında dönen Dünya boyutlarında 7 gezegen olduğunu farketti. Bilim insanları, gezegenlerin üçünde yaşam olabileceğini belirtmekte.

0
665

Bilim dünyasını heyecanlandıran gelişmenin ayrıntıları, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Washington’daki merkezinde açıklandı. Araştırmacılar, 7 gezegenin tümünde de, diğer özelliklerine bağlı olarak, sıvı halde su bulunma ihtimalinin olduğunu duyurdu.

Keşfedilen gezegenlerin üçünün, bilinen anlamıyla “yaşanabilir alan kuşağı” içinde yer aldığı belirtildi. “Yaşanabilir alan kuşağı” tanımı, yeterli atmosfer basıncı göz önüne alındığında, yüzey sıcaklığının sıvı halde su varlığını desteklemesi anlamına geliyor.

Bu keşifle ilk kez aynı yıldızın yörüngesinde dönen çok sayıda Dünya boyutlarında gezegen bulunmuş oldu. Gezegenler, Dünya’dan 40 ışık yılı uzaklıkta bulunan Trappist-1 yıldızının yörüngesinde yer alıyor. Jüpiter’den çok az büyük olan Trappist-1, Güneş’ten 2 bin kat daha güçsüz ışık saçıyor.

Nature dergisinde, gezegenlerin NASA’nın Spitzer Uzay Teleskobu kullanılarak ve yerden yapılan bazı gözlemlerle tespit edildiği aktarıldı.

İngiliz Guardian gazetesinin haberine göre; bu keşif, güneş sistemi dışında bulunan yaşamın izini sürmenin, tahmin edilenden daha kısa süre içinde başlayabileceği yönündeki umutları artırdı.

Araştırmacılar, 1f’nin muhtemel yaşam için en iyi aday olduğu görüşünde. Çünkü Dünya’dan çok az daha soğuk, fakat doğru atmosfer ve sera gazı açısından uygun olabileceği düşünülüyor.

Belçika’da bulunan Liége Üniversitesi’nden astrofizikçi Michael Gillon, “Yıldız öylesine küçük ve soğuk ki 7 gezegen de ılıman. Bu da hepsinde sıvı halde su bulunabileceği ve buna bağlı olarak belki de yüzeyde hayat olabileceği anlamına geliyor” dedi.

Gelecek on yıl içinde araştırmacılar, her bir gezegenin atmosferlerini tarif etmeye ve yüzeylerinde sıvı halde su bulunup bulunmadığını tespit etmeye çalışacak.

40 ışık yılı çok uzak gelmese de bu güneş sistemine ulaşmak milyonlarca yılımızı alacaktır. Fakat araştırma perspektifinden bakıldığında, Güneş sistemimiz dışında hayat aramak için çok yakın bir fırsat ve çok iyi bir hedef.

Zira; 2018 yılında, Webb Uzay Teleskobu kullanıma girecek ve Dünya’dan 1 milyon mil uzağa konumlandırılarak, evrenin emsalsiz bir görüntüsüne ulaşılabilecek. Söz konusu teleskopla, Güneş sistemi dışındaki büyük gezegenler gözlemlenebilecek ve atmosferlerinden sızan yıldız ışıkları tespit edilebilecek.

Gezegenlerin, Jüpiter gibi gaz halinde değil kayalık olduğu tahmin ediliyor. 1e, 1f ve 1g, yaşanabilir kuşakta yer alıyor. Hatta yüzeylerinde okyanuslar bile olabilir.

Michael Gillon’a göre; bu yıldız sistemi, benzerleri çok yavaş geliştiği için muhtemelen Güneş sisteminden daha uzun var olacak. Bizim Güneş’imiz tükendiğine, Trappist-1 hâlâ çok genç olacak ve trilyonlarca yıl varlığını sürdürebilecek.

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA Uzay Misyonu’ndan Thomas Zurbuchen Washington’da gazetecilere yaptığı açıklamada “Bu keşif, ikinci bir Dünya bulup bulamayacağımız değil, ne zaman bulacağımız sorusunu gündeme getiriyor” dedi.

İngiliz yayın kuruluşu BBC, yeni bulunan güneş sistemi (solda) ile Dünya’nın da içinde bulunduğu Güneş sistemi (sağda) arasındaki benzerliğe bu görsel üzerinden dikkat çekti.

Araştırma ekibinde yer alan Cambridge Üniversitesi’nden Amaury Triaud ise, “Dünya dışında bir yerlerde yaşam olup olmadığını bulmak için hayati bir adım attık” ifadelerini kullandı.

Haberin videosu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here